23 Nisan 2008 Çarşamba

.paranoya.

.aniden geldi. o kadar ani ki tepkilerim garip oalrak algılandı. kimseden sevgi beklemezken, herkesin nefretini kazanmak paranoyası. benden uzak durmaları, korkmaları, bana yalandan olan gülümsemeleri ihtimelleri ile açığa vurulan paranoya belirtileri. beni kendilerinden uzaklaştırma denemeleri yapmalarını bekliyorum. onları beklerken zaten o kadar uzaktayım ki başaramayacaklar.
.herkesin benden uzaklaşması düşüncesi gerçekten beni endişelendirmiş olsa gerek. bunu paranoya haline getirmem ve sözlere, mimiklere ehemmiyetle yaklaşmam, sorgulamam kendimden beklenmeyen tepkiler. korkuyor muyum? sanmıyorum, sadece garip bir tedirginlik hali var üstümde. "kendine karışma" der hüseyin abi bana hep ama bu sefer dıştan gelen baskılarla kendimle uğraşıyorum. birileri tepeme dikilmiş de kendime dönüp yaptığım, yapmadığım, inandığım, uydurduğum, bağlandığım her şeyi sorgulamam için görünmez bir baskı yaratmakta. en iyisi biraz yalnız kalmak şimdilik.

.ve bütün bunların üstüne 2 yıldır hasta olmamış bünyem çöktü. bu da bir işaret mi acaba? paranoya belirtileri güçleniyor. yatağa mahkum oldum. bir gece aniden nefes alamayacak biçimde hasta insan oldum. purcu bile dedi ki, "senin sesini uzun zamandır, yo hayır, hiç böyle duymamıştım". 3 senedir birlikte okuyoruz. o kadar sağlam bir bünye varmış bende. psikolojik ve fiziksel olarak çöküş dönemindeyim.

.kimse benle uğraşmasın. kendimle yeterince uğraşıyorum.

21 Nisan 2008 Pazartesi

.yok.

.kendimi oldukça huzursuz hissederken bütün her şeyi ortada bırakıp gitmek var aklımda. insanlardan giderek uzaklaşıyor ve yabancılaşıyorum. tavırlarını anlayamıyor, derdimi anlatamıyorum. sorumsuz bir hiçliği simgeliyor olma ihtimalim yüksek. benden yardım beklemeyin. kendime yardım etmekten aciz bir insandan ne beklenir. sadece huzursuzluk ve salt siyahi var.
varım yokum. hayır artık yokum. saklanarak başladı bu oyun sonra gerçekten görünmez oldum. artık yokum. yok olmak. çok uzaklarda bir yerlerde kalan parçalarımı aramaya gidiyorum. yük oldum buralarda hem de eksik eksik.
sorgulamalar. basit sorular ve cavapsız suskunluklar. elimde tek olan çelişkiler. onlarla yaşamaya alıştım ama esas sorun, ben de bilmiyorum.

20 Nisan 2008 Pazar

.the fall.

.baharın etkisiyle üstüme çöken yorgunluk ve grilik.asla bitmeyecek gibi süren gecelerden güneşi doğmayan sabahlara uyandım. kaygısızca dolanmakta bedenim, ne bir beklenti ne bir istek var bu hayata dair. saf bir grilik ve akışına bırakılmış bir yol. yol boş ve ben yokum. ne kendime ait ne de buralara bağlıyım. sadece bir talihsizlik sonucu düştüm belki de. the fall.
insanın kendi düşüşü hayal etmesi. kendinden uzak benlikler içine düşmesi. kendinden kurtulmanın hafifliği ile iner.
düşerken satırlarım de yuvarlanmış olmalı içimden. bulamadığım satırlar ve bulduğum da yazmadığım anlardan nefret edebilirim. sanırım sadece bundan nefret edebilirim. lütfen beni tanımayın. kendimi kapatıyorum.

16 Nisan 2008 Çarşamba

.addict.

.bu kadar çok eşya taşıyıp kaybetmememe şaşarken ardarda kalemler, silgiler, ıvır zıvır bir dolu şey kaybettikten sonra bu müthiş sıkıcı çarşamba gününde, benim için hayati önem taşıyan sevgili kulaklığım ve emektar laptop un şarj aletini unuttum. neyse bu sefer kaybetmedim. ama 2 dönemlik emeğimi kaybetmiş olabilirim berbat 203 atölyesinde. paftalarım yok. emektarın şarjı yok. seslere ulaşabileceğim kulaklığım yok. müziklerim harddisklerde uyuyor. evet yine de bilgisayar buldum bunları saçmalamak için.
korkunç teknoloji bağımlılığı ile yüz yüze durmaktayım. tam karşımda sayılı okurların da baktığı ekran ve ben, biz, sizler. oraya bakmak zorunda ve birtakım tuşlara basmak, sayfalarda yukarı aşağı farenin tekerleğini döndürmek durumundayız. bu arada sevgili faremin de artık skrolu çalışmıyor.
.sıkıntının doruklarında oldukça saçmalamaktayım. lütfen silin burda okuduğunuz gereksiz satırları beyninizden. beni yok etmek de iyi olur herkes için.

15 Nisan 2008 Salı

.pufadanak.

.sıkıntıdan yapacak iş araken buldum kendimi. koşturmaca. bir festival koşturmacası var. çok heyecanlı. onları derleyemeyecek kadar koşturuyorum. rüyalarımda bile. sabah kalkıp ç.izim yapacağıma uyuyup rüyalara devam ediyorum. cevdet gitti askere peşinden koştum. nekropsi eksik kaldı. bitmedi bitmedi. rüya boyunca koşmak gerek bana. kaçmak için kendimden. evet devam edelim oraya buraya yazalım. ordan gelen yeni durumları tekrar iletelim onlara bunlara. dolanalım oralarda buralarda. gülemeyecek kadar bunaldım. müzik dinleyemiyorum, seçemiyorum. yeter içim dışım onlar bunlar şunlar müzikler. kaçalım buralardan.

6 Nisan 2008 Pazar

.kırmızı.

.normalde pek de sevmem kırmızıyı ama bugün doydum kendisine. her şekilde. sabah sabah erkenden kalkıp önce kadıköy'ün miting meydanı olduğunu hatırlayıp yürüdüm yürüdüm. evet mitinge gitmek isterdim ancak atlas sinemsıyla önceden görüşmem vardı. "kırmızı balonun yolculuğu"na eşlik etmek üzere. insanların anlamsız yorumları hiç de umrumda değil. hikayenin anlatılışı benim için önemli olan. görseller de gayet tatmin edici. geçişler de öyle.
sonra araya bir vapur yolculuğu sıkıştırıp en sevdiğim kadıköy'de en sevdiğim kadife sokağa yollandım. beklemiyordum. gerçekten bu kadar kan beklemiyordum ama kırmızı gün kırmızı devam etti. mogwai vardı arkada "eski davulcu"da. eve gelip ne yaptım? tabii ki hemen bir "happy songs for happy people" açtım. aman dedim. ne güzelmiş.
.daha fazla yazamayacağım eve gelince yaşadığım olaylar canımı sıktı. aile evinden kaçmak gerek. hemen şimdi. odamı da alabilsem tamam. artık gerçekten gitmeliyim. yoksa kan çekebilirim canım.

5 Nisan 2008 Cumartesi

.fatal error.

.başlı başına bir hatayım. nerden uyandım buraya? ölümcül ve ölümsülüğe oynayan bir hatayım. basit bir autocad uyarı iletisinin dediği kendi hatası değil benim varlığımın devamı hatası. gerçekten gitmelere dair değil sadece varolmakla olamamak arasında kalmışlıkla hayata karşı ölümcül hata olmak durumu. karamsarlık metni gibi okunmasın sadece basit bir sorgulama.
.geçen gün yine gönderilemeyecek bir mektup yazarken gelen bir söz var aklıma. "zamansız doğmak zamanında ölmeyi getirir". bunun üstüne gitmeyi erteledim. daha fazla ertelemeyeceğim. ölümcül bir hataysa yaşamak birtakım kimseler için devam etmesi zarar ziyandan öteye geçmiyorsa, lanet olsun aldığı nefese. bu tamamen o kimsenin fark edip de karar vermesi gereken bir durum.
.bugün kötü bir şey yapmadım hayır. ama elbet çok kötü şeyler yapan melek yüzlü şeytan, suskun vampir olabilirim. çok saçma tanımlar kullanıdığım için nefret edilesi oldum.
okuma bunu.