bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2008 Perşembe

.bahar mı?

.bahar geldi sandık ama aldattı bizi. ya da şaka yapıyor aklınca. sadece hasta olduğum için mi bu hisler var sandınız. hayır, tamamen bahar hissiyatından uzaklaştım. sıcaklık fiziksel bir algı, oysa ben içsel olarak baharı hissedemez oldum.
.sesler vardı her istediğimi hissedebilirdim onlarla. yeni sesler doğurdu kimileri. sevdim sonsuzca. ama bahar hissiyatı uyanmadı, yaz geldi. sonra da yüzsüzce gülümsedi kaçıp giderken. sanki uzakta kalan mevsimleri özlemişti duygusal bahar, bir güz bir kış özlenirdi elbet. ama insanları bu kadar mı sevmezdi? onları geçtim, doğayı da mı?















fark ettim ki, kış da özlenebilirmiş, karlar özlenir. bu senenin kartopu oynayıp çocukluğunu unutmayan koca oğlanları ve kızları. ben sizden değilim. yaşlanıyorum ama esasen bitiyorum, kendimi tüketiyorum. yahu insan kar topu oynamaya inmez mi bahçeye, kardan adam olası gelmez mi hiç?

hiçbir mevsimin günahını almayalım. ben hissizleşmişim.

şimdi bu fotoğraf da nedir demeyin. bu bir freedom never alone işidir. kendileri takdiri hak eden mütevazı çocuklardır. seslerine kulak verilesi. f.n.a

iyi güzel de nerden geldi bu aklıma diye de sormayın.
madem bahar kaçtı, ikiyüzlü yaz mevsimiyle kaldık, o zaman kış hissedelim. sanırım ben de hava sıkı soğuk ve kar yağışlı. yarın don olma ihtimali var ama benim hissiyatlarım okulları tatil etmez. beklemeyin. hava gayat güneşli. hava durumu için benden referans almayın.

23 Nisan 2008 Çarşamba

.gelip geçmeyen haller.

.öyle inanılası güçtür ki bazı anlar. hayır bu kadarı mümkün olamaz dersin. sonsuz günlerime eklenen 19 nisan gününe ithafen .
"severler hep güzeli"
.geriye gidip gelen beynimde yankılanan sesler. daha da gerilere. 1648'lere...
"haydi bir ses duyun"
sanki benden içeri ama çok uzak. benden kopmayan ama beni parçalayan. neden ister insan kendi mahvoluşunu izleyişini. sadece bir ses bile yeterdi, biliyordum. aradığım huzursa onu bulduğum yerde kalmalıydım. kalmamayı tercih edip sonra tekrar ona kavuşma isteğiyle koştum. gün elbet doğacaktı ben uyandıkça. "uyan" derken birileri uyuyamadım. kalktım. bahar havası zaten ayrı cezbedici bir davetkarlıkta idi. "bahar"a kaptırdım kendimi. orada bitmeli ve yeni bir şeyler başlamalıyıdı. beni paranoyak yapan ve saplantılarıma bunu eklememi sağlayan durumdan sonra kurtulamadığımı fark ettim. ortasını bulamayan çelişkilerimle ben bir bütündüm ve bahara kavuşmak huzurunu bile zulme çevirebilecek kadar siyah görebiliyordum her şeyi.
"gitmezdim sen gelmesen bahar"
.gidemeyen ben, bu sözü sadece söylemeye cesaret edebilirim. laflarım yazılarım kadar silik. hatta daha da silik. güneşe uyandım, saymadığım kadar çok. sesler susmalı, kafam karışıyor. beynim durmalı sonsuz müzikler çalmadan. hep vardır biri. ya o ya da o. "o"nlarla olgunlaştım, kıvrandım, gülümsedim, çocuk kaldım, kararsız kaldım, emin oldum, çelişkilerimi kabullendim, kendimi kabullendim, hayatı kabullendim. uyanamayacağım gün bir tane. seslerim kesildiğinde, beynim içten içe bana "o"nları fısıldamamayınca uyanamayacağım. huzur veren ve cesaret veren onlar. beni terk ettiklerinde korkunç bir sessizlik olacak, dayanılmaz. dayanamam.
bu yazının yazılması, olgunlaşması bile günler aldı.

18 Şubat 2008 Pazartesi

.seslere bağ(ım)lıyım.(sürüm 1 olması muhtemel)

.içimde çalan müziği susturamıyorum. değişmeyen tek parçalık bir listem var. zaman zaman yorsa da beni devam etmesini istiyorum. uykusuzluğumun yaratıcısı olduklarını biliyorum. uyumamı sağlıyor etkileri sonra yine aynı kısır döngüde zehirli ses(ler)i, huzurlu ses(ler)i bekliyorum. beni besleyen seslere hasretim. bitmesi durumuna katlanamıyorum. bitmemecesine kendi içimde tekrarlanıyorlar onlar da. beni uyku rahatlığına getirdikleri kadar fazla huzur rahatsızlığıyla uykusuz bırakan seslere ve küçük beynimin içinde sürüklendiği düşüncelerle onlara eşlik etmesine izin veriyorum.

.nefes almaya devam ettikçe benimle kalacaklarına eminim. yalnızlığımın parçası olarak büyüsünler içimde. seslere bağ(ım)lıyım. bu bir itiraf değil. yazıya dökülesi bir ifade. tüketimsel bağ(ım)lılıklardan değil. şimdilik bu kadar.

17 Ağustos 2007 Cuma

sonsuz tekrar üzerine

teknolojinin nimetlerinden faydalanıp tek bir şarkıyla doldurmak geceyi.sonsuz tekrarlarla boğulmak.bir nevi işkence, bir nevi haz.kendini yormak istemesi insanın."playlist" gereksiz.tek şarkı.garip bir döngüye kaptırıp boğulmak.her baştan başlayış yenilenen değil yinelenen bir bunalım.her 00:00 anında kadehi kaldırıp yudumlamak,yeni bir kadeh istemek-bol votkalı-orta kat tadını aramak ama asla anlatamamak.salt müzik ararken gürültüye katlanmak zorunda kalmak.
"gitmezdim,sen gelmesen bahar"
tek başına dipleri ararken bulamayacağını bildiğin halde zorlarsıon nedensiz.neden diye sorgulaman gereksizdir oysa ki.nedensizliğe alış.